< >

Mazhar Bağlı “ Türkiye büyüyor, bundan rahatsızlar.

Mazhar Bağlı “ Türkiye büyüyor, bundan rahatsızlar.
AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, MKYK Üyesi Şanlıurfa Milletvekili Adayı ve Mazhar Bağlı ile Genel Yayın Yönetmenimiz Aydın Tufan memleketinde Halfeti’de sizler için görüştü.

AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, MKYK Üyesi Şanlıurfa Milletvekili Adayı ve Mazhar Bağlı ile memleketinde Halfeti’de görüştüm.

 

 Sahil balıkçısında uzun süre sohbet ettiğimiz Bağlı, aynı zamanda Çözüm sürecinin başarılı olmasında yörenin ve Ankara’nın bel bağladığı akademisyenlerden birisi. Hem hükümetin bu konudaki tarafında hemde Güneydoğuda doğup büyümüş birisi olarak sürecin çok bilenlerinden.

 

Sohbetimizde 7 Hazirandaki seçim çalışmalarının Güneydoğuda nasıl sürdüğünü, çözüm sürecini de içine alan çeşitli sorular sorduk.

 

İşte sorduğumuz ve aldığımız cevaplar;

 

Aydın Tufan

 

 

Sayan Prof.Dr Mazhar Bağlı Sizi Ankara’da siyasetin bir nevi mektebi olan AK Parti Siyaset Akademisinden tanıyorum. Yıllardır ülkenize akademik alanda verdiğiniz hizmetlerin yanı sıra siyasetle de üzerine düşen görevleri başarı ile yapıyorsunuz. Bu dönemde Şanlıurfa milletvekili adayısınız. Seçim otobüsü ile Halfeti’de sizi çalışma yaparken bulduk.

 

Nasıl gidiyor Güneydoğuda Şanlıurfa’da seçim çalışmaları?

Seçimler demokrasinin şöleni kabul edilen çok önemli etkinliklerdir. Beraberinde siyasi hareketlenmeleri de getiren çalışmalardır.

 

Bizde Doğu ve Güneydoğunun kalbi olan Şanlıurfa da yoğun bir seçim çalışması içerenindeyiz. İktidarda olmamızın verdiği güvenle halkımızın çok büyük teveccühü var bölgede Ak Partiye. Yöre insanına yaptığımız hizmetlerin karşılığı sevgiyle bize dönüşü var.

 

Şanlıurfa çok yorucu seçim atmosferi olan büyük bir kent.12 Milletvekili çıkarıyor,1 milyona yakın seçmeni var. Bütün seçmenlerimizle temas kurmak onların dertlerini dinlemek istiyoruz.

 

Urfa bir kardeşlik ve huzur, inanç kenti. Bu inançların zedelenmemesi huzur kaçmaması çok önemlidir. Bizde bu çalışmalara katkıda bulunmayı canı gönülden yapmaya çalışıyoruz.

 

Zaman zaman yorucu olmakla beraber çok keyifli ve renkli bir seçim kampanyası yürütüyoruz. İnsanlarımızın burada en çok talipleri daha çok çözüm süreci ile ilgili oluyor.

Bir an önce çözüm sürecinin tamamlanmasını huzurlu olmayı istiyorlar.

 

Sayın Bağlı, bu yörede seçim çalışmalarında güvenlik konusunda zorlanıyor musunuz? Silahların gölgesinde bir seçim mi olacak?

Ne yazık ki bölgede rakibimiz olan ya da siyaseten rekabet ettiğimiz parti HDP bir siyasi parti gibi davranmaya pek meyilli değiller. Daha çok bir örgüt gibi davranmayı tercih ediyorlar.

 

Bunun üzerinden elde ettikleri gücü bir kazanım olarak görüyorlar. Bu durum onlara da buradaki topluma da zarar veriyor. Esasın da siyaset kurumuna da zarar veriyor. Bu tarz bir seçimin sonucu insanların içine sinmez. Hiçbir şekilde de şaibeli olma özelliğinden kurtulamazlar.

 

Sayın Bağlı, yöre insanı buna ne diyor ? Tepkisi oluyor mu ?

 

Yöre insanı bu tür siyaseti benimsemiyor. Tepki gösteriyor.  Halk; Bütün partilerin kendi aralarında rekabet edip karşılıklı bir çalışma içerisinde olmasını istiyorlar. Bütün siyasi fikirler meşru sivil siyaset alanında kaldığı sürece insanımız buna çok büyük bir ilgi gösteriyor.

 

Buna iki tane illegal yapılanmadan bahsedebilirim. Birisi PKK ve çevreleri değeri de Gülen ve çevreleri. Her ikisini de toplumuz sivil siyaset alanında meşru bir çalışmaya adeta davet ediyor. Beni gördüğüm tablo bu.

 

HDP’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde yöreden ve ülkemizin çoğu yerlerinde oylarını artırması bu seçimde sandığa olumlu yansır mı ?

 

 

Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Türkiye toplumunun HDP’ ye ve HDP’nin başkanına vermiş olduğu destek, şiddetten uzak politikaya onları sivil siyasete ve özellikle teşvik ettiğini şeklinde yorumlanabilir. Bu seçimlerde şu ana kadar yapılan çalışmalarda bunu göremiyoruz. Yöre insanı bizim barışçı siyasetimizi daha çok benimsiyor. Çözüm sürecinde başrol aktörün AK parti iktidarı olduğunu biliyor. Çoğunluk kararını da 7 Haziranda ona göre bize kullanacak. Yani AK parti Doğu ve Güneydoğuda o oranını artıracak.

 

Gülencilerle ilgilide aynı şeyi söyle belirim. İnsanlarımız onları siyaset alanlarına davet ediyor. Halk bunu sağduyu ile bilgelikle istiyor. Onların oy bakımdan hiçbir potansiyelleri yok. Bu potansiyele sahip olmamalarının esas nedeni sivil siyaset alanında bir aktör olmamalarından kaynaklanıyor.

 

Efendim; Seçim konusunda bir tahminde bulunabilir misiniz ?

 

Bizim Türkiye genelin seçim oranımız yüzde 48 bantlarında. Bunu daha da yukarı taşımak için gece gündüz demeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Urfa için tahminim 12-0 ‘dır. Biz Allah’ın izni ile 8 Haziranda bu sonuçlarla yöreyi en iyi temsil edecek ekiple Ankara’ya gidebileceğimizi tahmin ediyorum.

 

 

 

 

Çözüm süreci sizinde akademik olarak ilgi alanınızda. Yöre insanı olarak tabiri caiz ise işin tam ortasındasınız. Nedir gelinen nokta. ?

İktidar olarak konuya baktığımızda gelir gelmez kucağımızda yollardır kronikleşmiş bir sorun bulduk. Bir nevi İmparatorluk mirası gibi. Eğer bir Osmanlı gibi bir imparatorluktan geliyorsanız bu zaten tarihsel olarak kaçınılmazdır. Osmanlı gibi bir marka devlet olacaksanız mücadeleyi elden bırakmayacaksınız. Onların da görevi sizi sorunsuz bırakmamak olduğuna göre çözüm üretmelisiniz.

 

 Kusursuz bir proje olmaz. Mutlaka bir takım eksikleri ve kusurları olacak. Bu sürece bütün aktörlerin dahil olması gerekir. Bunu birlikte çözeceğiz.

 

Çözüm sürecine baktığımızda yıllarca bölgede ötekileştirme yapılmış. Ötekileştirme bölgede giderek kışkırtmaya dönüşmüş. Geçmiş de kamu eliyle insanlar arasında mesafeler konduğunu gördük.

 

 

Sayın Bağlı Çözüm sürecinde medya nasıl hareket etti. ?

Sorunları çözmede formül belli aslında bir sürü değişik inançtan, etnik yapıdan insanlar bir araya geldiği zaman birbirine zarar vermeden, birbirinin üzerinde baskı kurmadan durması pek mümkün değildir. Barışın sağlanabilmesi için ortak paydanın adalet olması gerekir. Gerçekten biz bunu bitirmek istiyoruz. Dünya’daki çatışma çözümlemelerine baktığımız da şu yollarla çözüldüğünü görüyoruz. Kendini etnik olarak farklı hisseden insana sen bu değilsin deyip kişiyi bu düşüncesinden vazgeçirebilirsiniz. Kişiyle aranıza mesafe koyarak da kişiden kurtulabilirsiniz. Kişiyi sabun fabrikasını gönderebilir veya kişiyle oturup konuşabilirsiniz. Türkiye ilk defa oturup bu meseleyi konuşmaya başladı. Vatandaşlar bir neden gösterip dağa çıkmışsa devletin görevi onu kulağından tutup getirmektir. Çözüm sürecinin asıl unsuru da budur. Ama medya bu konuda bizi yalnız bıraktı.”

 

Sayın Bağlı; Gazeteciler Konfederasyonunun Şanlıurfa’da düzenlediği 3. Başkanlar Kurulu toplantısında konuşmanızda önemli bir konuya değindiniz. Türkiye de tutuklu gazeteciler ile ilgili bir sözünüz var. Toplantıda bu sözlerinize  bazı itirazlarda oldu. Tutuklu gazetecilerin mesleklerinden dolayı içeride olmadığını söylediniz. Bu konuda neler söylersiniz?

 

Sizde orada idiniz. Ben aynı şeyi şimdide söylüyorum. İddia ediyorum ki gazetecilik den dolayı hiçbir gazeteci cezaevinde değil. Gazeteci fikrinden dolayı cezaevinde yatıyorsa ben AK Parti Milletvekili olarak onu her hafta ziyaret eder, destek veririm. Bu konuyu sık sık dile getirenler ülkemizin basın özgürlüğü yönünden sınıfta kalmasını istiyorlar. Bakın size bir şey söyleyeyim. Dünyanın hiçbir yerinde ülkemizdeki gibi basın özgür değil. Gece gündüz demeden iktidara cephe alan, ileri giderek hakaret eden, küfreden bir medya ya müsaade etmezler. Bu konuda söylemek istediğim, Türkiye büyüyor birileri bundan rahatsız oluyor.

 

Sayın Bağlı, bize memleketinde Halfeti’de bu güzel ortamda kabul ettiniz, güzel bir söyleşi oldu. Çok teşekkür ederim.

 

Ben teşekkür ederim. Bana bu imkanı verdiğiniz için.Halfeti benim ilçem. Köyüm buraya çok yakın. Ben bu toprakların çocuğuyum. Tarihi ve doğası ile sanki deniz sahili bir ilçe. Dahası da bazı hastalıklara da iyi gelen havası ile çok önemli bir yerleşim merkezi. Rum kale dediğimiz çok eski bir tarihi yapı mevcut. Kendine özcü mimari tarcı olan şirin bir yer. Buranın turizm potansiyelinin ve diğer özelliklerinin bir katma değere dönüştürülmesi için gerekli çalışmaları yapıyoruz.

 

Buraları görenlerin döndükten sonra övgü dola sözler sarf etmemesi mümkün değil. Gerçekten çok güzel bir coğrafya. Herkesin gelip görmelerini tavsiye ederim.

 

 

Mazhar Bağlı kimdir ?

 

Prof. Dr. Mazhar Bağlı; 1965 yılında Şanlıurfa, Halfeti'de doğdu. Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldu. Selçuk Üniversitesi’nde Yüksek Lisans, Sakarya Üniversitesinde doktora yaptı.

 

Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Dicle Üniversitesi ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde Öğretim Üyeliği yaptı. Kanada Toronto Üniversitesinde, ABD Houston Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak bulundu.

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı yaptı, Siyaset Akademisinde dersler veriyor. Halen MKYK üyesidir.

 

Yayınlanmış 8 adet eseri ve yurtiçi ve yurt dışında 50’nin üzerinde makale ve tebliği olan Bağlı, evli ve Esra Dicle ile Ahmet Emre adında iki çocuk babasıdır.

 
Bu Haber 3418 kez okundu

Yorumlar

    Yorum Ekle

    SİYASET kategorisine ait diğer haberler
    Ay Haber::: Türkiye nin Net Habercisi | Anket ANKET KÖŞESİ

    İşlem yapılıyor.....

    Bugün içinde en çok okunan haberler

    VIP ARAÇ KİRALAMA

    Namaz Vakti