< >
Ömer Ersan
05/11/2016
 Ömer Ersan
ALENEN ABD VE AVRUPAYA REST ÇEKTİK

 

Binlerce şehit vermişiz. Yüreğimizde dayanacak, minicik bir acıya dahi katlanacak yer kalmamışken, mangal yürekli Türk milletimizin sesine eninde sonunda kulak verilecekti. Bu haklı istek, HDP nin meclisten tabiri caizse atılması ve hepsinin yargılanmasıydı. Hatta bu bebek katillerinin idam edilmesiydi. Bu istek Türk Milletinin en doğal hakkıydı.

 

HDP için bu kaçınılmaz son nihayet ilk adımla başladı. HDP li vekiller tek tek yargı önüne çıkarılmaya , bir nebze olsun milletin yüreğine su serpilmeye hükümetimiz muktedir oldu.

 

Bu olayın duygusal tarafı. Bir devlet , halkının istek ve arzularına ses vermeli, bunun siyasi , kültürel, ekonomik olumsuzluklarını,  yapacakları stratejiyle en az hasarla atlatmalıdır. Bu milleti çokta ilgilen bir taraf değildir. Onların işi strateji ve politika üretmek değildir. İsteklerini söylerler , seçilmişlerde bunu uygular. Demokrasi zaten bunun için vardır.

 

Devlet penceresinden bakıldığında , HDP li vekillerin gözaltına alınması ve yargı sürecinin başlaması, sadece milletin duygusal beklentilerinin çok çok üzerinde bir stratejidir. Bu strateji değişikliğini iyi okumak lazım.

 

 Bu strateji değişikliği 17/25 aralıktan sonra başladı. Fetö nün bir cemaat olmadığı , onu yöneten Fetullah Gülenden ibaret olmadığı, Elebaşının sadece bir figüran olduğu, aslında FETÖ nün bir sistemin adı olduğu, CIA nın yıllardır ülkeleri yönettiği bir sistemin minimize edilmiş bir prototipi olduğunu öğrenilince işler değişti.

 

ABD nin ortadoğuda oynadığı oyunların tamamı, bu süreçten sonra hepsi Türkiyede bir bir denendi. Son olarak ABD , 15 temmuzda çok büyük curet göstererek alenen oyununu oynadı. Oynamak zorundaydı çünkü Türkiye 17/25 aralıktan sonra ABD ile kopmaya kesin bir şekilde karar vermişti.

 

CIA nın devlet yönetme politikası artık ifşa olmuştu. ABD sert bir şekilde yöntemlerinin değiştirmek zorunda kaldı. Tehdit politikasını devreye soktu. Türklerin sosyal genetiğinde tehdit , inanılmaz bir reaksiyona sebep vermektedir. İşte bu reaksiyon Rusya yakınlaşması oldu.

 

2016 mart ayında Putinin özel temsilcisini, Avrasya Yerel Yönetimler Birliği olarak Türkiyeye getirdik. Kremlinden gelen heyete , Rus uçağını, ordunun içine sızmış ABD uşağı Fetöcü pilotların vurduğunu resmi belgelerle ispat ettik.

Özel temsilci Alexandr Dugin, bizden aldığı dosyayı direk Putin’e ileterek, Türkiye Rusya ilişkilerinin dönüm noktasını başlatmış oldu. Her iki liderin ve halkların en üst perdeden konuştuğu bir zamanda , linç edilme riskinide göze alarak Türkiye Rusya ,ilişkilerini başlatmış olduk.

 

14/15 Temmuzda tekrar Alexandır Dugini Türkiyeye davet ettik. 15 tane milletvekili ve Ak Parti kurmayları ile buluşturduk. Bunun yanı sıra güvenlik brokrasisinin en üst düzeydeki kişilerle çok özel görüşmeler yaptırdık. Sayın Melih Gökçekle dahi görüştürdük. Dugin 14 ve  15 Temmuz tarihlerinde , görüştüğü herkese” Rusya sizin düşmanınız değil.

Sizin asıl düşmanınız ordunun içerisindeki ABD uşakları paralel devlettir. Sizlere çok büyük zarar verecekler” diye uyarılarda bulundu. Hatta Sayın cumhurbaşkanınızla görüştürün beni , daha çok özel şeyler anlatmam gerek dediysede, bizim bütün çabalarımıza rağmen bu görüşmeye bir türlü randevu alamadık. Akşam saat 19 da acil bir telefon sonrasında Dugin, uçak biletini alarak Rusyaya uçtu ve uçak kalkarken darbe başlamıstı. Halbuki ertesi gün Antalya da sayın cumhurbaşkanımızın katılacağı özel futbol turnuvasına katılmak için anlaşmıştık.

 

Darbe sonrasında Putinin , Cumhurbaşkanımızın yanında durması ilişkilerimize ivme kattı. Bu ilişkinin mimarları olarak, Avrasya Yerel Yönetimler Birliği olarak, inanılmaz bir gurur ve haz yaşadık.

 

1 Kasım çok önemli bir tarih. Rusya ve Türkiye stratejik ortaklıkta anlaştı. Siyasi , ticari, sosyal ilişkiler başkadır, stratejik ortaklık bambaşkadır. Bu anlaşma öncesi Avrasya yerel yönetimler birliği  olarak, Suriye de bir sivil diplomasi gezisi düzenledik. Yaptığımız üst düzey görüşmelerde , bulunduğumuz konjektörün , komşu ülkelerle derhal ilişkilerimizin düzelmesi yönünde olduğunu bir kez daha şahit olduk. Rusya ile olan stratejik ortaklığın yansıması, Suriyede hemen kendini göstermişti.

Heyet olarak Suriyenin hemen masaya oturmaya hazır olduğuna şahit olduk. 22 akimde Ankara ya döndüğümüzde Sayın başbakanımız Binali Yıldırımın resmi twitter sayfasında paylaştığı” Rusya ile nasıl ilişkilerimiz düzeldiyse , Mısır ve Suriye ile ilişkilerimizin düzelmesi için adımlar atıyoruz” twiti, aslında bize, Suriyeye giden Avrasya heyetine bir hoş geldiniz, güzel haberlerle döndünüz, bu ilişkilerimizi başlatmak için yeterli bir görüşme mesajını verdi.

Grup toplantısında Suriye hakkında yapmış olduğu açıklamalar da bu ziyaretimizden memnuniyet duyulduğunun bir kanıtıydı.

 

Rusya, İran, Suriye,Türkiye ortak istihbarat ağı kurdular. İşte burada ipler tamamen koptu. ABD elinde tutmakta zorlandığı Türkiyeyi tehdit etmeye başladı. PYD/PKK konusunda Rusya/Suriye/Türkiye anlaşmışken, PYD siz operasyonlara izin vermeyiz diye tehdit eden yine ABD idi.

 

Mesajlar havada uçuşuyordu. Her yapılan hamle aslında uluslar arası bir meydan okumaya dönüştü. En büyük restlerden biride Ayasofya ya imam atanmasıydı. Avrupa ve Amerikanın neredeyse kırmızı çizgisi olan Ayasofya, yıllardır ibadete açılamıyordu. İmam atanması demek ABD ve Avrupaya net bir restten başka değildi.

 

Gelelim asıl konumuza. HDP lilerin tutuklanması, normal hukiki bir süreçten daha çok, PKK nın sahipleri olan Avrupa ve Amerikaya büyük bir restten başka bir şey değildi. Bir çocuğa tokat atarsın ilk önce anne babası zıplar. Bakın kimlerin zıpladığına, işte onlar PKK nın babalarıdır.

 

Bir Suriye üst düzey yetkilisi bize “ PKK /PYD ye silah verenle , İşide, Elnusraya silah verenler aynı eller. Babaları aynı. Buradaki mesele Suriye meselesi deği. Suriye üzerinden Türkiyeyi ele geçirme meselesidir” demişti. Aslında durumun özeti bu.

 

Devletimiz, halkın sesine kulak vererek, Milletinide yanına alarak, bütün riskleri kabullenip resmen ABD ve AVRUPAYA meydan okumuştur. Bu bir apaçık meydan okumadır.Fetö de Pkk da , bunların babalarını hizaya getirmediğimiz müddetçe bitmeyecektir.

Bizim acilen batının hegomanyasından kurtulup kendi coğrafyamızla aramızı iyileştirip, ortadoğudaki oyunu kendimiz kurmamız gerekmektedir. Bu stratejik hamleyi bu aralar doğru yaptık yaptık, yoksa her zaman figüran olarak hayatımız devam edecektir.




Bu Yazı 1450 kere okundu..


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları ve kanuni sorumluluğu Yazarına aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.


Bu yazıya ait yorum bulunmamaktadır.

    Yorum Ekle

    Video Galeri VİDEO GALERİ
    Ay Haber::: Türkiye nin Net Habercisi | Anket ANKET KÖŞESİ

    İşlem yapılıyor.....

    Bugün içinde en çok okunan haberler

    Namaz Vakti