< >
Ömer Ersan
28/10/2019
 Ömer Ersan
Bir İnfazın Hikayesi

 

Günlük rutinlerimden olan, internette haber sörfü yaparken, bir haber dikkatimi çekti.

 

“Çiftlikbank tan sonra şimdi de Kazbank dolandırıcılığı” diye bir başlık vardı.

Herkesin yaptığı gibi bir tepki verdim. Yüzümde istihzai bir gülümseme oluştu birden.  Klasik yurdum insanı, yine birileri birilerini kullanmış diye. Biraz araştırma yaptım.

 

Aman Allah’ım Türk basınının ve yurdum insanının arayıp bulamadığı bir haber tarzı.

Neler , neler, gazeteciler ayrı, sosyal medya ayrı , almış ellerine davulu,ver tokmağı durumu.

Yıllarca oynamak için, kuzeninin düğününü bekleyen, kurdu içinde birikmiş gençler vardır ya…

 

Düğün günü , işte o gün büyük bugündür edasıyla akşama kadar ne kadar kurdu var dökerler. Sosyal medya coşmuş durumda. Kimmiş bu kişi diye bir baktım, beynimden kaynar sular döküldü.

 

Yok canım daha neler dedim. Yanlış resim kullanmışlardır beklide diye hayıflandım. Bir de isme bakalım dedim.

 Tövbe estağfurullah, kıyamet kopacak kesin, mümkün değil bu isim olamaz.

Evet ,  ulusal basının ve sosyal medyanın infaz ettiği isim Ahmet Nurettin Çelik idi. Kimse tanımaz bekli.

Ama ben çok iyi tanırım. Bu haberleri okuyunca aradım ,aslını astarını öğrendim.Yine yanılmamışım. Haberi okuduğumda ki tavrım ve kanım neyse boşa çıkmadığını gördüm ve mutlu oldum.

Üzüldüğüm ise , onuruyla şerefiyle yaşayan bir insanı, haysiyetsiz bir gazetecinin , dolandırıcı diye lanse edip, toplumca bu insanın linç edilmesiydi

 

Sağdan soldan, sosyal medyadan , haberlerden öğrenmenize gerek yok . Ben Ahmet Nurettin Çelik i anlatayım , doğrusunu öğrenin.Bunu anlatmazsam , Rabbim yarın huzuru mahşerde benden hesabını sorar.

 

Ahmet Nurettin Çelik’in ailesi , akrabaları, Türkiye’de büyük işler yapmış ve hala büyük hizmetler veren bir sülaledir.İsim vermeyeceğim, çünkü tüm Türkiye o isimleri tanır. Vatanperver, milliyetçi, muhafazakar bir aileden gelmektedir. Onun içindir ki ,ailesinin her bir bireyi, sıkıntılı işlere girmezler. Çünkü kaybedecekleri çok büyük itibarları ve ticaretleri vardır.

 

Ben Ahmet N.Çelik’le 2008 ler de iş ortaklığı yaptım. Hani derler ya, bir insanın konuşmasına bakma, ya ticaret yap, ya da yola çık. Ben ikisini de yaptım. Ahmet N.Çelik, ortaklığım boyunca, benden habersiz, 1 TL ye elini sürmüş bir insan değildir.

Aksine , ortaklığımız boyunca , birçok gencin beraber elinden tutup , kötü alışkanlıklarından vazgeçirmek için , her ihtiyaçlarıyla bizzat ilgilenmişizdir. İnternet cafe ve Fastfood işletmemizin bir bölümünü, büyük bir kütüphane yapmıştık. Ankara Pursaklar da ne kadar balici, uyuşturucu müptelası var, hepsini toplardık. O kitaplardan birini okuyup  anlatabilirlerse, istediği kadar yemek çay internet hakkı vardı. Şu zamanın parasıyla, işletmemizin bu gençlerin rehabilitasyonu için ayırdığı para 200 TL  yi geçiyordu. İşlerimiz o kadar da iyi değildi ama biz bu harcamayı çocuğumuzun çocuğumuzun rızkından kesip harcamalıydık. Mütevazı olmaya gerek yok, bu dolandırıcı diye infaz ettiğiniz Ahmet Çelik nerden baksan 100 e yakın gencin, uyuşturucudan kurtulmasına sebep olmuştur.

 

Ahmet Nurettin Çelik’in benden önce Ankara Kızılay da mağazalar zinciri vardı. Ben net biliyorum, o mağazaları sattı ve zulüm gören, aç susuz olan Müslümanlara yardım olarak gönderdi. Allah için vermek başka bir şeydir. Ama şunu çok iyi biliyorum vermek çok zordur. Ama Allah, mal sevgisini asla kalbine koymamıştı.

 

Ahmet N.Çelik zeki bir insandır. Çay bardağını göster, sana konuyla alakalı 50 tane proje yapabilir. O yıllar ticarethaneyi açarken borç ile açmıştık. İşler kötü gitmeye başlayınca, ne yapabiliriz diye oturup düşündük. Sonunda “Konuşan Davetiye” diye bir faydalı model geliştirdik. Ve patentini aldık. Artık gelin ve damat kendi sesiyle, davetiyenin içerisine yerleştirdiğimiz bir çip sayesinde, misafirlerini davet edebilecekti. Hatta seçim zamanı bütün siyasi parti liderleri, kendi sesini el ilanlarına yükleyebilecek, sosyal mesajlarını seçmene iletebileceklerdi. Ve öyle de oldu. Bütün parti genel başkanlarına sunum yaptık.

Bütün partiler, diğer partilere bu ürünü satmamızı, kendilerinin hepsini alacağını beyan ediyorlardı. Milyon dolarlar havada uçuşuyordu. Bunu Türkiye’nin davetiye konusunda tek eli sayılan KOZA davetiye duymuş. Hepimizin medyadan tanıdığı İPEK KOZA, Akın İpek… Öyle ya da böyle davetiye anlayışı değişecekti. Artık kağıt parçası olmaktan çıkacak, interaktif bir ürün olacaktı. Sonuç ne oldu… Türkiye de üretenlere ne olduysa bize de o oldu. Fetöcü Akın İpek ve şirketleri, hiç kimseden bu ürünü almamasını sağlayarak bizi yerle yeksan etti. Klasik cemaat  metodu. Fetö nün “Türkiye de iyi yada kötü ne varsa ona biz karar veririz dediği yıllar”

 

Şimdi bakıyorum, Ahmet N.Çelik’in yaşadıklarına. Yine fetöcülerin linç girişimi gibi, fetöcülerden ülkemize miras kalan, işin içinden ben yoksam yok ol mantığı halen devam ediyor. Fetönün o zaman yaptığı işlerin aynısı, bu sefer başka isimler, mutlu azınlıklar tarafından yapılıyor gibi geliyor bana. Bana sordun mu? Bana haber verdin mi? Ben bunun neresindeyim?

Sorusuna cevap bulamayan birileri bu işten rahatsız olmuş gibi. Hatta çıkan bu haberler, ısmarlama haber gibi. Çünkü hiçbir gazeteci, konuya bahis kişiyi aramadan , işin aslını sormadan haber yapmaz. Ama bir yerlerden “vur” emri geldiyse başka.

Ben biliyorum Ahmet N.Çelik’in hedefleri hayalleri büyüktür. Yapacağı proje ise yine o büyüklüktedir. Bu adam 7 yıldır kaz üretiyor, kendi işinde çobanlık bile yapıyor. Kaz üreticilerinin sorununu tespit etmiş. Üretim var , pazarlama yok. Satış yapamayan üretici ise bu işi bırakıyor. Bu adam  akıl etmiş, Kendi gibi kaz üreticilerine çağrı yapmış. Gelin kooperatif tadında hisseli şirket kuralım, tesislerimizi kuralım, pazarlama departmanımızı kuralım, ithalata başlayalım. Hatta dünyanın en büyük kaz bütünleşmiş tesisini kuralım demiş. Şirket kurulmuş, şirkete herkes resmi hissedar olmuş, paralar bankada yönetim kurulu tarafından korunuyor. Her şey resmi, vergi dairesi, tarım müdürlüğü, şehircilik müdürlüğü, aklınıza hangi kurum varsa, üye kayıtları yada irtibatları var.

Buraya kadar her şey normal.  Katılımcı sayısı, 245 e ulaşınca SPDK , diyor ki dur kardeşim.

Sen benden habersiz halka açılmışın. Yönetim kurulu, uzmanlara danıştıklarını , 500 üyeden sonra başvuru yapacaklarını belirtiyor. SPDK , olmaz kardeşim deyip mahkemeye veriyor.

Mahkeme , çiftlik bank ve benzeri durumların hassasiyetinden dolayı, devletin bütün kurumlarını adeta alarma geçiriyor. MASAK tan tut, vergi dairesine, sgk dan tut, denetleme kuruluna kadar şirketi teftişe alıyorlar. Teftiş sonucunda her şeyin kanuna uydun olduğuna, harcamaların her kuruşunun kayıtlı ve usulüne uygun olduğuna karar veriyor. Ve mudilerden toplanan 5 milyon TL ye yakın paranın banka blokesini kaldırıyor.

Şirketin avukatları, SPDK ya avukatlarıyla gidip, usulde hata yapmışız, yanlış bilgilendirilmişiz, ne yapmamız gerekiyorsa yapalım, deseler de, kurum mahkemenin kararına itiraz ederek bir üst mahkemeye gidiyor.

Kooperatif tadında milleti bir araya getirmiş, bütün yetki yönetim kurulu denetiminde olan bir proje ye vesile olacaksın, hatta fabrika kuracağın arsayı bile alacaksın, sonra bu kadar büyük projeden birileri rahatsız olacak ve seni bir an da tetikçilerine infaz ettirecekler. İtibar suikastciliği işte tam olarak budur.

Konuyla ilgili tüm ulusal basında ve ajanslar da Ahmet N.Çelik ‘in , bu işin aslını anlatan, belge ve bilgilerle olaya ışık tutan onlarca haberi var. Merak eden, belgelere internetten ulaşabilir.

Haberler o kadar acımasız ki ,adam şu an ÇİN de imiş, alem yapıyormuş. Kardeş hesap var , Allah var. Bunlardan bihabersin belik..i. Ben tanıdığımdan beri namazını kaza dahi yapmayan bir adama sen bu iftirayı atarsan , emin ol Rabbim bunu sana sorar.

Sözün ahiri; Kimse melek değidir, herkes hata yapabilir. Ama kul hakkı farklıdır. Her şeyi bana deyin, Ahmet N.Çelik kul hakkı yer demeyin.

Gerçi her şeyde bir hayır vardır. Umarım Ahmet N.Çelik, bu haberleri yapanlara dava açar, zaten bir fabrika parası kendisi kazanır.

Siz siz olun , Bir ,insanın onuruyla, şerefiyle oynayacak kadar şerefsiz olmayın vesselam.

 




Bu Yazı 896 kere okundu..


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları ve kanuni sorumluluğu Yazarına aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.


Bu yazıya ait yorum bulunmamaktadır.

    Yorum Ekle

    VIP ARAÇ KİRALAMA

    Ay Haber::: Türkiye nin Net Habercisi | Anket ANKET KÖŞESİ

    İşlem yapılıyor.....

    Bugün içinde en çok okunan haberler

    Namaz Vakti